KAMURAN ESEN
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

CUMHURİYETİMİZ 100 YAŞINDA

CUMHURİYETİMİZ 100 YAŞINDA
A- A+ Paylaş

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıldönümünde yayın hayatına başlayan bu gazeteye ilk yazımı yazıyor olmanın gururu ve mutluluğu içindeyim. Cumhuriyetimizin 100. yıldönümü hepimize kutlu olsun.

Türk Milleti olarak Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünü kutluyor olmanın haklı gururu, mutluluğu içindeyiz. Ancak, yüreğimizde bir yara var, hatta bir ateş. Gazze’de yaşanan katliamdan, hatta soykırımdan söz ediyorum, tahmin edeceğiniz gibi. Duyarlı hiçbir kimse, bu konuda kayıtsız kalamaz çünkü. 

Gazze’de katliam yapanları, bunu yapanlara destek verenleri, seyirci kalan tüm ülkeleri şiddetle kınıyorum. Ölen, yaralanan, sakat kalan, evini- barkını ve ailelerini kaybeden insanların acısını yüreğimde hissediyorum. Onlar için üzülmekten başka bir şey yapamıyor olmak, aciz kalmak utandırıyor beni insanlığımdan. Nedir paylaşamadığımız? Oysa ki, bu dünya hepimize yeter, paylaşmayı bildiğimiz müddetçe; herkesin yaşam hakkına, özgürlüğüne müdahale etmediğimiz müddetçe.  Dini- dili- ırkı – milliyeti ne olursa olsun insana saygı ve sevgi duymak, dünya barışına giden yolun hareket noktasıdır. Ancak bunu, sadece fertler olarak değil, ülkeler olarak uyguladığımızda bir sonuç alınır, dünyada barış sağlanır. Sevgisizlik, her kötülüğün başı. Diyor ki Yunus Emre:

“Ben gelmedim dava için

Benim işim sevi için

Gönüller dost evi için

Gönüller yapmaya geldim.”

Şu gerçek ki, sevgilere sırtı dönük bir yürek;  çekmecede unutulmuş  bir mendil, açılmayan kör bir kapı, yağış bilmez  kuru bir gök gibidir.  O yürekler ne şiirden etkilenir, ne  şarkıyla hüzünlenir. Su sesi gibi gelir ölüm. Ölümden korkmak için bile;  bir sevdiğin, bir sevenin, sığınacak bir yüreğin, arkandan ağlayacak bir çift  gözün olması gerekir. Bu dünyada kaybedecek  sevdikleri olmayana, ayrılıktan korkmayana; ölüm   gelse ne olur, gelmese ne olur…Demem o ki, ölümden korkma nedenimizin altında bile sevgi yatıyor, sevdiklerimizi kaybetmek yatıyor. Ancak asıl önemli olan; aramızda, insan olmaktan başka ortak hiçbir yanımız olmayan, dünyanın neresinde olursa olsun o insanları sevmek; onların yaşam alanına girmemek, hak ve özgürlüklerine saygı göstermektir. Dünyanın herhangi bir yerinde ölen bir insan, bir hayvan, kesilen bir ağaç için üzülmektir. Diyor ki Ahmed Arif:

“Nerede bir can ölse

Oralı olur yüreğim.

Olmalı zaten

Olmazsa, insan olmaz yüreğim.”

Her gün kayıpta olduğumuz yaşamda,  eksiklerimizi yine sevgiyle ve sevdiklerimizle doldurma şansımız var. O nedenle;  sadece sevgimizi göstermekle kalmayıp, hiç ama hiçbir şeyi yarına ertelememek gerekiyor. Çünkü hayat aslında çok kısa. Ve yarınlar, sürprizlerle dolu. Her şey belirsiz. Hatta, yarınımızın olup olmayacağı da belirsiz. Çünkü; yarın olmayabilir, üstümüze güneş doğmayabilir bir daha. Ne güzel şöylemiş Hasan el Basri:

“ Ömür dediğin üç gündür.

Dün geldi geçti, yarınsa meçhuldür.

O halde ömür dediğin bir gündür:

O da, bugündür.”

Bu gerçekten yola çıkarak, barış diyorum, hemen barış, acilen barış. Yarına bırakmadan, yarını beklemeden.

Şöyle bir düşündüm de, bizim kuşak ve daha öncesi, çok şanslı. Değer yargıları en üst düzeydeydi çünkü. Sevgi, saygı, dayanışma, hoşgörü, empati vb gibi erdemler yaşamımızın merkezindeydi. Ben merkezli değil, biz merkezli tavrımız vardı.  Büyüklerimiz çocukluğumuzda hep sevgiyi, saygıyı, kendi hakkımızı savunurken aynı zamanda başkalarının hakkına saygı göstermeyi aşıladılar. İşte biz o nedenle kavgayı sevmeyiz. Elbette ki gerektiğinde yurdumuz, milletimiz ve kendimiz, ailemiz için mücadele ederiz. Ama, bunun için haklı sebeplerimiz olmalı. 

Cumhuriyetimizin kuruluş amacında, yukarıda bahsettiğim bu duygular var. Özgürlük var, demokrasi var, eşitlik var, hak – hukuk var.

Mudurnu, Kurtuluş Savaşında Kuvay- i Milli’ye destek vermiştir ve bu nedenle M.K.Atatürk’ün teşekkür telgrafıyla onurlandırılmıştır. 24 Ekim 1920 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk'ün Mudurnu halkına gönderdiği telgraf’ta şu ifadeler yer almıştır: "Sevgili Mudurnulular! Kurtuluş Savaşının en zor günlerinde Kuvay-i Milli'ye verdiğiniz destek ve gösterdiğiniz kahramanlığa teşekkür ederim."….Bu sebeple Mudurnulu olmaktan gurur duyuyoruz.

Mudurnu halkı, cumhuriyete ve Atatürk’e hep sahip çıkmıştır, bundan sonra da sahip çıkacaktır. Milli bayram kutlamalarına, özellikle Cumhuriyet Bayramı halk kutlamalarına önem vermiş, büyük bir vefa örneği göstermiştir. Bengüboz fotoğraf arşivindeki fotoğraflar, yaşanan zamanın sınırlı olanaklarına rağmen Cumhuriyet Bayramlarının nasıl özenle, geniş katılımla kutlandığını göstermektedir.

Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümü kutlu olsun. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Atatürkçü düşünce. Gençliğe hitabesindeki her öngörüsü gerçekleşen Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır,” öngörüsünün gerçekleşeceğinden hiç şüphem yok.

ASLAN YATAĞI

Bir seher vakti
- daha kurt kuş uykudayken  -
Anadolu’nun bereketli bir tarlasında 
 Kınalı elleriyle çapa yaparken anam
Çatladı tohum, yırtıldı kabuk.
 Açıldı  gözlerim,
Bu aslan yatağına.

Eledi beledi  beni
Karanfil kokulu çatlak eller 
Bereketli eller.
Uykularıma onunla daldım
Onunla açıldı göz kapaklarım / sabahlarıma.

Anamın sırtında
kâh ovasında, kâh  dağında 
- Her şeyden habersiz -
Devam ettim yolculuğuma.

Anadolu’ya ismini veren o kutsal  kadın,
Dayadı memesini ağzıma, bir ırmak gibi
Tadı şeker, bal 
 Ilık ılık  oldu içim.
Ve ardından
 Sıcacık dudaklar dokundu yanaklarıma. 

Çok geceler
Bir kez bile
Kirpiklerimiz  kapanmadan sabaha dek 
Sarmaş dolaş kaldık biz.
Kaç geceler uyumadan ,
Güneşi penceremizde bulduk biz.
Ah benim sabırlı anam!
Aslan yatağının çilekeş insanı!
 Bir güne bir gün erinmeden, yerinmeden
Dayandı / ağlamalarıma.
Onca yük verilmişken omuzlarına 
Yine de sızlanmadı.
Belli ki
Aslan yatağından alıyordu gücünü.
Gömüyordu yorgunluklarını
Gecenin soğuk /  sağır karanlığına. 

İki ağabeyim
Aslan yatağının bekçileriymiş meğer
Biri gitmiş Edirne’ye,
Biri  çakılmış Mardin sınırına.
Onların mektuplarını okuyor anam / mağrur
Oturup  beşiğimin baş ucuna. 
Dudakları kıpraşsa da gülmek için / nafile
Bilirim ki yüreği ürkek
Ve yine bilirim ki
Anam  eksik / onlarsız.
Ama her şeye rağmen dik başı.
Aha şu kale gibi.
Yalnız bazı  günler ,
Dalıp dalıp gidiyor uzaklarına.  

Dualar eden  o ağızdan 
Ilık bir rüzgâr gibi ninniler  döküldü  geceler boyu.
“ Dandini dandini dastana 
Danalar girmiş bostana.”

Bir de  / hiç unutmam,
Beşiğimde sallanırken
Bir o yana, bir bu yana
Duvardaki çerçeveden bir çift mavi göz,
Sevgiyle bakıyordu bana.

Diyordu ki o bir çift mavi gözün sahibi:
 “ Bugünün küçüğüsün,
Yarının büyüğüsün.
Büyü  küçük yavru.
Bir kuş olup uç da gel 
Şimşek olup çak da gel
Yurdumun karanlıklarına. “

Devam etti  mavi gözlü  kahraman:
“ Bu aslan yatağı
- ki, sana ocak olmuş, kucak olmuş – ,
Bir kutsal emanettir her yeni doğana.
Azgın bir selin önünden
Kütük kurtarır gibi aldık onu biz ,
Toprağına / kanımızla 
Kahramanlık  öyküleri yazdık biz.
Kulak ver / dinle!
Senin için toprağa karışmış şehitlerin 
Kulak ver çağrılarına.
Bu aslan yatağının  çeşmelerinden iç,
Ekmeğinle doyun.
Ama ,
Ona olan görevini sakın unutma! ” 

Ben büyüdükçe 
O mavi bakışlar da büyüdü
Neresine gittiysem bu aslan yatağının,
Hep o mavi gözler çıktı karşıma.

İşte bunun içindir efendiler, bunun içindir
O kadar  yıl geçti de aradan,
Mavi gözlerin bakışını  hiç  unutmadım.
Onun gösterdiği  yoldan hiç ayrılmadım.  

Sen de sahip çık bu aslan yatağına
Sazı bizim, sözü bizim
Taşı bizim, toprağı bizim.

Bil ki senin

Bir çift mavi gözlüden başka
Başka atan yok.
Bu aslan yatağından  gayrı
Sana kucak açan  başka  vatan yok.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

3 yorum yapılmış

  • Muzaffer Kamadan (3 ay önce)
    Teşekkürler. Sevgiler...
    0
    0
    Yanıtla
  • Nazım Ulusoy (5 ay önce)
    Elinize sağlık Kamuran hanım,
    0
    0
    Yanıtla
  • Nimet Kutucularoğlu (5 ay önce)
    Gönülden kutluyorum sizi Kamuran Hanım ❤️🇹🇷🌺 Ne mutlu Türküm diyene 🇹🇷 Sizin gibi değerli birisinin hayatımda olmasından dolayı çok şanslıyım 🙏🍀
    0
    0
    Yanıtla

KAMURAN ESEN yazıları